Kitap okurken ya da film izleme sürecimde hep yaptığım bir şey vardır. Onlardan bahsedip sonra asıl konuya bağlanmaya çalışacağım. Ne yapayım yazarlar falan hep böyle yapıyor, bodoslama dalmıyorlar mevzuuya; imrendim şimdi. Demek ki her şeyin bir adabı var, hah işte ben de adabına uyacağım! Neyse efendim ne diyordum, kitap ya da film... Şayet ağır bir şeyleri bir kaç haftada arka arkaya izlemişsem ya da edebi yönü kuvvetli bir kaç kitabı arka arkaya okumuşsam mutlaka araya çıtır çerezlerle boşluk süreci koyuyorum. Böylece zihnim, içinde bulunduğu sanat sebepli orgazm rehavetinden kurtulurken bir yandan da yeni performansına hazırlanıyor, soluklanıyor, duruyor, durulanıyor! Bakıyorum da uzun zamandır pek çok hemcinsimi hiçbir şekilde ilgilendirmeyecek şeyler yazıp duruyorum. Hatta karşı cinsi ilgilendiren şeyler olduğu da pek söylenemez. Oysa ne bloglar var, güzellik sırlarıdır, modadır, püf noktalarıdır, salça yapımıdır! Aşağılamıyorum ha sakın yanlış anlaşılmasın. O denli bir mutluluk...