dd

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Pompik

Kitap okurken ya da film izleme sürecimde hep yaptığım bir şey vardır. Onlardan bahsedip sonra asıl konuya bağlanmaya çalışacağım. Ne yapayım yazarlar falan hep böyle yapıyor, bodoslama dalmıyorlar mevzuuya; imrendim şimdi. Demek ki her şeyin bir adabı var, hah işte ben de adabına uyacağım!

Neyse efendim ne diyordum, kitap ya da film... Şayet ağır bir şeyleri bir kaç haftada arka arkaya izlemişsem ya da edebi yönü kuvvetli bir kaç kitabı arka arkaya okumuşsam mutlaka araya çıtır çerezlerle boşluk süreci koyuyorum. Böylece zihnim, içinde bulunduğu sanat sebepli orgazm rehavetinden kurtulurken bir yandan da yeni performansına hazırlanıyor, soluklanıyor, duruyor, durulanıyor!

Bakıyorum da uzun zamandır pek çok hemcinsimi hiçbir şekilde ilgilendirmeyecek şeyler yazıp duruyorum. Hatta karşı cinsi ilgilendiren şeyler olduğu da pek söylenemez. Oysa ne bloglar var, güzellik sırlarıdır, modadır, püf noktalarıdır, salça yapımıdır! Aşağılamıyorum ha sakın yanlış anlaşılmasın. O denli bir mutlulukla yemek tarifleri yazan, makyaj yapımını anlatan, bunlarla mutlu olabilen kadınları kıskanıyorum hatta! Kadın mutlu ya; o kadar belli ki.

Bir de benim içinde olduğum hercümerç güruh var. (Benim erkek versiyonlarım da var. Ben seviyorum onları.) Bizim güruh daha kesif, daha şehir eşkıyası kıvamında. Süregiden obsesiflikler, aşk kumkumaları, tutulduğunuz ve şefkatinizi verdiğiniz bir adam/kadın hatta belki kadın-adam(travesti) (olamaz mı?olabilir) (bu arada aklıma geldi yazmazsam ölürüm geçenlerde gazetede okudum bir yurdum delikanlısı dünyaca ünlü bir porno yıldıza evimin kadını ol diye mektup yazmış mıtteşem yaratıcı bi' şey bu; hatun da twitter da ele güne ifşa etmiş bizimkini ve mektubunu) (öhöm! konuya dön), yalnız kadının baba serzenişleri, zaman zaman alkol eşliğinde dellenmeler derken.... Bir de bakmışsınız blogunuz 40 küsür izleyiciden öteye geçememiş.
Ama diğer yanda o mutlu kadının 3000 küsür izleyicisi var n'aaaaber? Sen okuyucu, benim gibiysen derdine yan. Ancak ne yalan söyleyeyim; ben 'best-seller' olmak istemiyorum dostlar, yazdıklarımı okuyup bir kaç dakikasını geçiren tek bir insan bile olsa yeter bana.

Yine de bir ara birkaç başlık açıp sivilcelerimden nasıl kurtuldum,8 yılda 3 kiloyu nasıl verdim, 4 günde yaprak sardım minvalinde yazılar yazmayı düşünüyorum. :) Gerçek! (Gerçek deyince yine aklıma çok saçma bir şey geldi. Geçenlerde keşfe gittim, hakim bey her cümlesinin sonunda "tamam mı" diyordu ve sesi o kadar Yıldız Tilbe'ye benziyordu ki adam her tamam mı dediğinde gülmemek için arkamı döndüm! Bu da böyle bir anımdı.)


6 yorum:

  1. Hercimerç güruhu seviyorum, hercümerc olmak en güzeli bence.. Hakim gülünmeyecek gibi değilmiş ama ben böyle gülmesini gizlemek isteyenlerle karşılaşınca kötü oluyorum basıyorum kahkahayı, sinirler boşalıyor. :)

    YanıtlaSil
  2. Blogların en güzel yanı hayata dair izler taşıması o bloglarda senin ve benzeri bloglarda hayatın farklı bir yönünü, farklı bir açısını yansıtıyor. O yüzden sen bildiğin yolda devam et. açılar azalıp da tekleşirse, geriye yalnızca gri kalır...
    Böyle daha güzel...

    YanıtlaSil
  3. Elbette, yazabilirsin patlıcanı da ütü yapmayı da; moda dergilerinden fırlamış resimler koymayı v.s. Ben okumam. Bakmam bile. ( Aklımdan geçen tek cümle: Pöffff olur )
    "Tamam mı".. Fazla kötü, "Annadın mı" deseydi daha iyiydi. Ankara'!da iken vadı bir tane, annadın mı diyen.Gerçi O, kibardı ve "anlatabiliyor muyum" diyordu her seferinde. Ben onu annadın mı diye çeviriyordum. Emekli olmuştur şimdiye.

    YanıtlaSil
  4. D. 45 candır böyle güzel ben takipteyim ara sıra boşluyorum iş güç ruh hali vs ama dönüşlerimde mutlaka bloĞuna uğruyorum sağlıcakla

    YanıtlaSil
  5. Bak ben sana bir tane müzik sitesi armağan etmiştim blogumdan. Görmedin mi sen onu?

    YanıtlaSil
  6. yok görmedim yarın bakayım mesai bitti hesapları toplayıp çıkacağım evde internetimi kesmiş şerefsizler yarına artık görüşmek üzere iyi geceler

    YanıtlaSil