dd

15 Mayıs 2011 Pazar

Kendime Yıldızlar Altında Mekan Yaptım! Herkes Benim Kadar Şanslı Olsa...

Balkona alışalı çok olmuyor. Ben bir Ankaralıyım. Lakin beni biraz tanıyanlar bilir ki son 5 yıldır İzmir'de yaşıyorum. Hep derlerdi ki İzmirliler çok sever balkon sefasını. Ben de bi' şey anlamazdım bu işten. Yazları İzmir'deki teyzemi ziyarete geldiğimde balkondaki don-atletli amcaları görüp, "Yok artık! Teşhirciliğin bu kadarı! Bu ne rahatlık efendim. Oha amca bari memişleri kapatacak koyu renk bi' şey giyeydin!" diye kendi kendime konuşurdum (abartıyorum canım herhalde ben de kraliyet soyundan gelmedim!) Ama yani sadece şunu düşünürdüm, içeride rahat rahat pofuduk koltuklarda yayıla yayıla yatıp hafif bir mırıltı gibi gelen müziği ninni belleyip uykuya dalmak varken, balkonda oturup ne yapar ki bu insancağızlar.

Gel gelelim İzmir yaşantımın son 1 yılında sürekli kendimi balkondaki sandalyelerde oturup kitap okurken buluyordum... Bulaşıcı bir hastalık gibi bedenimi sarmıştı balkon sarılığı! Yine de bir eksiklik var bu işte diyip duruyordum. Bir rahatsızlık, bir olmamışlık! Bu iş sandalye ile olacak gibi değildi. Benim kıçım yayılıp yatabilmeliydi! İstediğimde bacağımı kafama dolayabilecek kadar rahat olmalıydım. Hatta yeri geldi mi çatı katındaki evimde üstsüz bile güneşlenebilecek düzeneği kurmalıydım. :) (bu şimdi çıktı, yok böyle bir şey, bronzluktan nefret ederim, kadın dediğin beyaz olur, turuncu değil!)

Bugün biraz aklımı çalıştırdım. Önce masayı köşeye çekmekle başladım işe. Böylece kendime kocaman bir yer açmış oldum. Sandalyeleri de itekledik mi tamamdı! Salondaki filli minderlerimi çok seviyordum, balkonda toz içinde kalmalarına göz yumamazdım. Bu yüzden kirlenmemeleri için bir fikir üretmeliydim. Hemen 'pis işler örtüm' aklıma geldi. Şu altta gördüğünüz çirkin sarı-kırmızı şey! (sarı ve kırmızı renklerini birarada gerçekten sevmem ama şimdi umrumda değildi!) Üzerine minderleri koydum, müzik için bilgisayarım! Bu gece için komik bir kitap (Murat Menteş-Korkma Ben Varım) ve lezizzz bir vodka-kırmızı meyve karışımı. Hatta itiraf ediyorum bir ara UFO görmek için gökyüzüne bile kilitlendim. :) Eee sigaramı yakmazsam olmaz. Ben sigarayı ancak keyifliyken içerim. Bilen bilir.

Sıra geldi kucağıma yıldız düşmesini beklemeye...

Herkes benim kadar şanslı olsun n'olur... Herkesin balkonunda keyif yapacak bir evi olsun. Bir çatı... Sıcak tutacak duvarlar... Yuva!



3 yorum: