dd

29 Ağustos 2014 Cuma

Minnet

...

Tam da o anda telefon çaldı! Hani çalmasa, şüphesiz hayatımın kitabını yazacağım, öyle de konsantre olmuş, ilhamlanmışım! Ah! Kaçırdınız ilhamımı...Yine sizin yüzünüzden, yine sizin güzel yüzünüz yüzünden! Mutlu olunca yazamamak lanetine tutulmuş bir kadınım ben; mutlu etmeyin beni! Şimdi mecburen yine havadan sudan bahsetmek zorunda kalacağım.

Yaşım artık 33'ten gün alıyor fakat yaşlanmıyorum, inadına olduğum yerde duru... Durduğumu zannediyor, dünyayla birlikte dönüyorum! Günler akıyor; sana, bana, kimseye fikrini sormadan yapıyor bunu üstelik. Haklı da! Biz de gelirken, bana açabileceğin bir yer var mı diye sormadık yeryüzüne. Toprağını arşınladık, suyunu içtik, göğünü kokladık da bir minnet etmedik. Şimdi bir yerlerden başlayıp da yeniden yazmaya çalışırken, kelimelerden müteşekkil bir minnet çiçeği derip yeryüzüne sunuyorum. Başıma ne geldiyse hep şu minnetsizliğim yüzünden gelmiş anlıyorum ve bu sefer önlemimi önceden alıyorum. 

Biliyor musunuz ben artık bu gezegene minnet duyuyorum...

4 yorum:

  1. Mihnet ile minnet arasında tek harf fark olsa da, anlam olarak ziyadesi ile aralık mevcut.. Sen ile ben gibi aynen... Hatta siz ile biz gibi... Hep tek harf..

    Yazlar güzeldi eskiden.. Şimdi sonbahara geçişte dönüyor o kollu, ofis tipi kalemtraşlar ve o sivri kalemler yazmaya hazırlanıyor hikayeleri...

    Oysa eksiden sınıfın çöp olan köşesine gidip, muhabbet etme aracıydı kalem açmak.. Yaş yolun yarısı..

    Yine merhaba..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba "Adsız"lığını her daim koruyan, istikrarlı okuyucu. :)

      Sil
  2. yürü beeee kim tutar seni? unknown artist-track 01

    YanıtlaSil
  3. al benden de o kadar kocaman olsunlar

    YanıtlaSil