dd

27 Aralık 2011 Salı

Bir Mimim Varmış! En çok da içimi anlatırmış!


Vladimir, teşekkür ederim. Beni ödüllendirmiş ve de mimlemişsin. Bir kere her şeyden öte blogumun oldukça durgun giden seyrini değiştirmek adına bu şekilde bir katkıda bulunduğun için teşekkür ederim! Gerçekten blogumun haline acımaya başladım, eskisi gibi yaratıcı olamıyorum. Birilerinin ahı mı tuttu nedir?!

Şimdiiiii denilen o ki hakkımdaki 7 gerçek ortaya dökülecekmiş! Tabii ki bu 7'nin içinde daha çok kötü yanlarım olacak ama araya bir iki iyi şey de atıveririm! :)

Benim 7 gerçeğim şöyle;


1-)  27 yaşıma kadar tırnak yedim. Bu berbat huyumu ancak son 2-3 yılda bırakabildim. Tırnak yemeyi bırakabildiğimden beri ise görmemişin oğlu olmuş tutmuş ç.künü koparmış misali renk renk ojeler sürmeye başladım. (afedersiniz ama bok rengi bile sürerim o denli hasretim ojeye) Tırnak yemeyi bırakmamın sırrı aşık olduğum adamın el manyağı olması idi. Aşk işte nelere kadir. Kendi gitti bana tırnaklarımı bıraktı. Tırnak yemeyi bırakamayanlara her türlü psikolojik ve taktiksel desteği vermeye hazırım. (bu konuda çok ciddiyim.) Şimdi sokakta ne zaman tırnaklarını yiyen birini görsem gidip konuşmamak için kendimi çok zor tutuyorum.  

2-) 3 sene önce hayatımda ilk kez aşık oldum. Hayatımın en kötü ve en güzel günlerini aşık olduğum bu insanla yaşadım. Saçlarımın tel tel beyazladığını görmek ve iki kez ölümden dönmek sureti ile ilişkiyi bitirdim. Beni çok akıllı zanneden herkes, o insanla birlikteyken gerizekalı olduğumu düşünmeye başlamıştı. (akıllara zarar bir şeydi çünkü! hasta oldum.) Kısacası aşk konusunda oldukça beceriksiz bir insanım! Son 1 yıldır kısmetimin aşırı derecede kapalı olmasını annemin artık aşure ayında aşure yapmamasına bağlayacak kadar  da bahaneci bir insan haline geldim!  Niye senin karşına doğru düzgün birisi çıkmıyor diyen anneme senin yüzünden diyip aşure yapmaya zorlamışlığım vardır! :)  

3-)  Bugüne kadar girdiğim pek çok ortamda "küçük burjuva" olarak tanımlanabilmeme rağmen bu yaşıma kadar hayatımda maddi anlamda pek çok şey gördüm. Babamın sürpriz yapıp aşağıya bakın araba aldım diyerek son model BMW'yi gösterdiği günleri de biliyorum. Ailemden isteyecek durum olmadığı için öğle yemeği olarak çubuk kraker yiyip okuldan eve  yürüyerek döndüğüm üniversite günlerimi de. Öyle sanıyorum ki dış görüntü olarak şımarık ve zorluk çekmemiş bir insan imajı çiziyorum ve bu durum kimi zaman beni fazlası ile rahatsız edebiliyor. Oysa bu sadece hayata karşı kazanılmış bir direncin sonucundan ibaret. Ha bu arada şımarık insanlardan nefret ederim.  

4-) Son 2 yıldır neredeyse her gün işe 15 ya da 20 dakika geç kalıyorum. Bu artık bende refleks haline geldi, engelleyemiyorum. 8.30'da büroya gidebildiğim nadir günlerde insanlar gözlerini belerte belerte büyük bir şaşkınlıkla bana bakıyor. Bu geç kalma huyumdan nefret etmeme rağmen düzeltemiyorum. 

5-) Lise 2. sınıfa kadar kimseye aşık olamadığım için kendimi lezbiyen zannetmeye başlamıştım. Neyse ki  o yaz bir erkeğe karşı bir takım hoşlanma duyguları hissetmek sureti ile heteroseksüel olduğumu idrak ettim. O ilişkim de 4 yıl sürüp hüsranla sonuçlanmıştı. :) 

6-)  Bazen kimsenin telefonlarını açmak istemem ve açmam. Telefonla uzun konuşmaktan pek haz etmem. Beni yakından tanıyan insanlar bunu çok iyi bilir ve konuşma çok uzayınca, "hadi sen dellenmeden ben kapayayım" der. Çok yakın olmadığım ve kıramadığım insanlar ile uzun konuşurken bu yüzden kıvranırım. Kapayınca da genelde bir oh çekerim.

7-) Kendimle dalga geçmeyi aşırı derecede severim! Bu kadar çok sevmemin nedenini de bilmiyorum. Ama kendimle eğlenmeyi çok iyi becerebildiğimi düşünüyorum. Zira son 4 yıldır yalnız yaşayan bir insan olarak sanırım başka çarem de yok. Gitgide yalnızlığıma aşık olmaya başladım... Bir yandan bu durumdan da korkuyorum! 


Özlemişim sizi. Herkese şimdiden mutlu yıllarrrrr! :)

4 yorum:

  1. İyi ki başlatmışız bu mimi!İyi ki yazmışsın.
    (Ağaç olayına gelince ben kendimi kestirip kağıt neyin yaptırıp faideli bir nesne olmayı düşünmekteyim bir süredir:))

    Bu arada annene selam söyle benim annemden :))

    YanıtlaSil
  2. canım teşekkürler.
    kendini kestirme, bir gün gerekirse toplu kıyım yaparız. ben de katılırım. ama daha erken. :)

    YanıtlaSil
  3. mutlu yıllar bu yuzundekı sevımlılık hıç kayıpolmaması dılegıyle

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederim ve hoşgeldin! :)

    YanıtlaSil