dd

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Kudsi Erguner Trio



Dünden beri ney dinliyorum... Öyle bir doldu ki içime bir anda, nedensiz! Kudsi Ergüner bu işin en önemli ustalarından! Şu trio ise beni benden alıp götürmekte dünden beri.

Tam da şimdi aklıma, bir vakit "ben ney üflüyorum" diyen biri geldi. "Ney üflüyorum" demek bu kadar kolay mı acaba? O sesi, pürüzsüz çıkaramadıktan sonra ne anlamı var ki? Üflüyorum desen kaç yazar? Kaldı ki o sesi pürüzsüz çıkarabilmek için en önce yüreği, ruhu temiz olmalı kişinin...

Daha da bir şey söyleyip şu sesleri kirletmek istemiyorum. Söylemeden önce, dinlemek gerekir.

3 yorum:

  1. Güzel bir uyarıydı aslında bu yazın. Önce yürekler piiirü pak olmalı..

    YanıtlaSil
  2. Merhaba,
    Evet o fotoğrafı bende görmüştüm bir zamanlar. Trio çok güzel. Neyin tasavvuf erbabındaki kaidesi haklı gerekçelere dayanıyor. O sesin insanı bedeninden ayrı düşüren bir yanı var. Ney dinlerken öyle olur ki hiç inanmadığım o ruhun bedenimden dışarı salındığını hissederim. Kuş olur, taş olur, hayat olur ve döner bedenime. Ne Muazzam bir terapi...
    Sana kesinlikle katılıyorum. Yürekte başlar, yürekte biter aldığımız soluk. Yani yüreği kadardır edinimi insanın. Ha ney, ha nefes. Ama sen yine de düşünme bana kalırsa bunları. Boğaz nasıldı? Ondan haber ver.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba Vuslatcığım,
    Öncelikle şunu söyleyeyim ki "bunları" dediğin şeyi hiç mi hiç düşünmüyorum. Yani bi' tarafımın kenarı diyeceğim ama ayıp olacak! :) O yüzden endişelenme.

    İstanbul şahaneydi... Gerçekten çok güzeldi. İstanbul'u çok özlemişim. Bu yıl gidişlerim azalınca ihtiyaç arttı sanıyorum... Sen iyi ol asıl, şu günlerde seninle ilgili çok mutluyum!

    (Bu arada o fotoğrafı da ben çekmiştim.) :)

    YanıtlaSil