dd

21 Kasım 2011 Pazartesi

Güzel Bir Cumartesi

Cuma akşamı boğazımın sinyal vermesi ile hasta olacağımı anladım. Hemen 'tantum verde' ile işe koyulup el mi yaman bey mi yaman diyerek hastalığa karşı direniş göstermeye başladım. Cuma gecesi iyice kötüleşmiştim. Üstelik de Cumartesi çalışmam gerekiyordu. Umursamadım, olur, biter, yarına geçer dedim ve ayaklandım. Hatta bir de ilaca dörtlük yazdım. :)

düştüm bir derde,
evde bir yerde,
olacaktı ama nerde,
tantum verde!

N'apayım henüz şiirlerimi objelere yazmakla meşgulüm... Hala ve hala... Hala!

Ertesi gün işe gittim ve öğleden sonra saat ikiye kadar çalıştım. Oldukça verimli geçti. Dünya kadar iş bitirdim. Sonra işten çıkınca artık süpürge formatına bürünmüş saçlarımı kestirmeye gideyim dedim. Kuaförden çıktığımda saat 16.30 sularıydı.

Sokaklarda yürüdüm, havayı ciğerlerime doldurdum. Bornova eski oturduğum semtti, biraz maziyi yad ettim. Oraları özlemişim... Sokaklarda yürümek ve üşümek hoşuma gitti, fazlasıyla! Derken bir sokak arasına girdim. Başıma gelecekleri nereden bilebilirdim ki...




Önce bu masum bakışa aldandım,  tuzağa düşürülmem için çok iyi bir seçimdi bu boncuk bakış ve ben onlar için muhteşem bir avdım. Bu topaç öyle oyunlar yaptı ki beni bakışlarıyla kandırdı. Ben ona yaklaşayım diye top haline geliyor, tam sevmek için uzandığımda ise pıtır pıtır koşturmaya başladı. Ona bir kere bile dokunamadım, en fazla bu kadar sokulabildim yanına! Çok akıllıydı! :)



Sonra ele başları beni karşısına alıp konuşmaya başladı! Bana bak dedi, bize zarar vermeyi düşünüyorsan ikile, anca gidersin! Şöyle de korkutucu bakışlar attı. Uuuuuuuv çok korkmuştum!  




Onlar beni kuytuda yakalayıp çemberin içine aldıklarında, sokağa iki gözcü bıraktılar. Böylece kimse bana olanlardan haberdar olmayacaktı. Sağı, solu, her tarafı yokluyorlardı ikizler! 




Bu arada ele başı, benim onlara kötülük etmeyeceğime inanmaya başlamıştı. Böylece gelip yanıma oturdu ve konuşmaya başladık. Sana numaralarımı göstermek istiyorum diyip önce şaşı taklidi yaptı. Bu hali ile eğlendiğimi görünce devam etti ve...



Bu sefer de yeni numarasını gösterdi. Ben bir kediyim ama hamster kılığına girebiliyorum diyerek şu hali aldı. :) O öyle durdukça ben deli gibi gülmeye başladım. Bu arada sokaktan geçenler gerçekten deli olduğumu düşünüyordu eminim... Ama biz ciddi manada eğleniyorduk!


Sonra kıskanç ve esmer bir kadın çıktı geldi. Erkeğine sarktığımı görünce sinirlenmişti. Gözlerini belerte belerte baktı, bana bildiğiniz gıcık oldu! Oysa ki ben hepsini sevebilecek ellere ve kalbe sahiptim. Anlamadı... Diğer pek çok kadın gibi o da beni anlamadı.  
Oysa niyetim kötü değildi!

Geçirdiğim 2 saat böylece sona erdi. 


2 yorum:

  1. hep birlikte kedi paylaşıp kafayı yiyoruz 8)

    YanıtlaSil
  2. aynen! :) dün senin blogundakileri de görünce benzer bir şeyler düşünmüştüm. gittikçe cozutuyoruz... hep birlikte!

    YanıtlaSil