dd

18 Şubat 2010 Perşembe

Açlık Oyunları- 1. kitap


Bir üçlemenin ilk kitabı olan Açlık Oyunları aslında fena olmayabilecek bir hikaye üzerine kurgulanmış bir bilim kurgu roman. Bana göre işin "bilim" ve "edebiyat" yönü çok baskın değil. Kitabın bazı bölümlerinde bir çocuk kitabı okuyormuşum hissine bile kapıldım. (Bazen çocuk kitapları okumak da iyidir gerçi.)


Olayın özü şu; Panem ulusu, on üç mıntıkadan oluşmakta iken mıntıkalardan bir tanesinde çıkan isyan sonucu on üçüncü mıntıka Capitol tarafından tamamen yok edilmiş ve geriye on iki mıntıka kalmıştır. Capitol, on iki mıntıkadan oluşan Panem ulusuna, gücünü, otoritesini ve onlara her an neler yapabileceklerini hissettirmek; hatta hiçbir zaman unutturmamak niyetindedir. Bu nedenle her yıl bir şenlik süsü verilerek Açlık Oyunları adında bir vahşet senfonisi düzenlenmektedir. Açlık oyunlarında her mıntıkadan 18 yaş altı bir erkek ve bir kız çocuğu kura ile yarışa katılmaktadır. Bu oyunda hayatta kalan ise oyunun galibi olmakta ve mıntıkasına daha iyi bir hayat kazandırabilmektedir. Romanın kahramanı Katniss'in (ve Peeta'nın) Açlık Oyunları'nda yaşadıklarının anlatıldığı bu kitap; özünde, despotik rejimlerin kapalı bir eleştirisini içeriyor ama pek sağlam bir eleştiri olmuş diyemeyeceğim. Bunu yaparken işin içine siyaseti ya da felsefeyi çok fazla karıştırmıyor, yüzeysel kalıyor bu yüzden de çerez bir kitap bence. Edebiyat yanı da baskın olmayınca çıtır çerez haline geliyor! Bir de kitabın Türkçe çevirisinde o kadar çok yazım hatası var ki okurken bunlara takılmaktan dikkatim çok dağıldı. Kitabın sonlarına doğru hatalar iyice çoğaldığından herhalde çevirmen artık sıkılmış, bir an önce bitirmek istemiş diye düşünmedim de değil!


Velhasılıkelam çok daha iyi bilim kurgu romanlar okuduğumdan olsa gerek; Suzanne Collins'i haftanın rüküşü seçiyorum. (Şimdi bir yola başladık diye diğer iki kitabı da okuyacağım. Bakalım fikrim değişecek mi!)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder