dd

20 Aralık 2010 Pazartesi

Kiraz Tadıdır Bizi Hayatta Tutan!

Hayatımın kaçıncı bardağından
dudağımda kalan bu tat?




Önceleri insana güzel gelir: şarabın tadı mesela.. Ya da ilk duble rakının! Dost sofralarında ve yahut sokak arasında içmekte olduğunuz meze masasında. İyi pişmiş bir vicdan bile vardır masanızda. Tüm hesaplaşmalarınız, didişmeleriniz, kendinizi yiyip bitirmeleriniz... Tüm bunlar karın doyurur! Masadaki mezeler dostlarınıza kalır böylece.

Ardından hayatınızın en güzel muhabbetine yaklaştığınıza inandırırsınız kendinizi; hep ama her seferinde. Şu yıllar yılı unutamayacağınız; en keyifli ve unutulmaz gecelerinizden biri olacağına ikna olursunuz!

Sonra bir bakarsınız... Herkes akıp giderken, sizde iki damla yaş durur. Dolayısıyla siz de o iki salak damlanın durduğu yerde durursunuz; göz pınarlarınızda...

Devamla... Sarhoşluğa doğru bozulur; mide, ses, heves... Böylece o gecenin de hayatınızın en güzel muhabbetini içeremeyeceğini çünkü en başta kendinizin güzelliğinizi yitirdiğinizin ayırdına varırsınız. Sorun başlı başına sizsinizdir yani! Bizatihi; şahsınız!

Tam da bu can sıkıcı anda, ağzınızın buruk tadı yok olur ve bir yerlerden tanıdığınız ama ismini koyamadığınız şekerli-kirazlı bir tat gelir dilinizin ucuna. Sonra sorarsınız: Hayatımın kaçıncı bardağından dudağımda kalan bu tat?

O bardağın içine girmek ve sadece o bardağın içine sığabilecek bir hayatı yaşamak istersiniz. Bir an için sizi mutlu edecek şeyin bu olduğunu düşünürsünüz... İşte umut, dilinizin ucuna gelen, dudaklarınız kurusa da tükürüğünüzle yeniden şekerlenen kiraz tadıdır... Tam kusacağınız anda midenizi yatıştıran ya da kustuktan sonraki arınma hissinde saklı duran!

2 yorum:

  1. "Umut dudaklarınız kurusa da tükürüğünüzle yeniden şekerlenen o kiraz tadıdır" Çok güzel bir tanımlama :)

    YanıtlaSil
  2. :) Gülümsediğini görmek gerçekten güzel! Teşekkürler.

    YanıtlaSil