dd

27 Ekim 2010 Çarşamba

Bakın Bugün Size Ne Göstereceğim?

Üçüncü keredir John Berger'in Görme Biçimleri isimli başyapıtını okuyorum. Her okuduğumda benim yaratıcı gücümü artıran yanını fark ediyorum. O kadar uzun zaman önce okumuştum ki kitabı, artık unutmaya yüz tutmuştu. Buna izin vermemem gerektiğini çoktaan biliyordum.

Bugünlük, kitaptan sizinle de paylaşmak istediğim bir bilgi, tespit, gözlem (her ne ise) var.

Yazar der ki: "Yeniden canlandırılan resimlerin çerçevesinde çoğu zaman yazılar bulunur."
Ardından aşağıdaki örneksemeyi yapar.








(Tabii siz sayfa çeviremediğinizden ben de şöyle çok satır atlama olayına girdim münasip ise?)








Ve devam eder ... (sayfanın devam eden kısmını fotoğrafa sığdıramadım) : "Eklenen sözün imgeyi nasıl değiştirdiğini açıklayabilmek güç, ama değiştirdiği kuşkusuz. Artık imge, sözü aydınlatıyor."

Bunun üzerine ben de düşünmüştüm. Şöyle ki kitabın 27. sayfasındaki şu çok bilindik Van Gogh resmine bakarken ne gördüğümü sorguladığımda, silik bir yol, kuşlar ve ekin tarlasını görürken; 28. sayfaya yani sizin ikinci sırada gördüğünüz yeniden canlandırılmış resme geçtiğimde, ölüme uzanan bir yol, umutsuzca ya da son bir umutla sallanan başaklar ve üst solda yuvarlak bir aydınlığın içinde duran ölü bir insan bedeni (belki de Van Gogh'un ta kendisini) gördüm. Bu benim tahayyülüm müydü değil miydi bilmiyorum ancak resmin silikliği bir anda netleşmişti.

Görmek-bakmak ne kadar değişken bir yeti o halde. Öyle ki sarıyı beyaz, güzeli çirkin, buğuyu denizleştirebiliriz imgelemimizde...

İşte ben John Berger'i bu yüzden seviyorum!

Not: Ben resimleri kitaptan fotoğraflayıp aktardığım için bunun renklerin farklılığından kaynaklandığını düşünebilirsiniz ama fırsatını bulup kitaba bakabilirseniz nedenin bu olmadığını göreceksiniz.

Ya bu arada lütfen benim için şu şarkıyı da dinler misiniz? Ben sabahtan beri dinliyorum da kendime dert ortağı edinmek istedim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder