dd

10 Şubat 2011 Perşembe

Ne Tuhaf!

İnsanın, yıllardır yalnız yaşamakta olduğunu, bir sabah içte kopan "işe geç kaldım" feryadı ile banyodan çıkması için kapıda sevgi dolu gözlerle beklenen baba vesilesi ile fark etmesi ne tuhaf! O kadar uzun zaman olmuş ki banyodan çıkması için birini kapıda beklemeyeli! :) (Belirtmeden geçemeyeceğim, en sevmediğim şeylerden biri de ben içerideyken birinin kapıyı tıklatıp, "işin uzun mu?" diye sormasıdır. Hani bir gün evime falan geleceğiniz tutar, bana bunu sakın yapmayın. Afedersiniz ama tam o ıkınma anında, işim var evet! Uzun, çok uzun hatta!)

Ben ki ayna karşısında yayıla yayıla; saçımın kenarı, gözümün kalemi, gömleğimin yakası, broşumun milimetrik ayarı ve hatta lavabonun deliği ile oynaya oynaya adeta sanat yaratıyorum sabahları kendi suretim üzerinde; bu sanatı yaratmaya devam edemez isem sancılanırım bak söylüyorum, açık, net. :)

Sanırım "ebeveyn banyosu"nu bir süreliğine hizmete açmam gerekecek. Olmasaydı çıkma yapar, duvar yıkar ebeveyn banyosu inşa ederdim gayrı. Benim gibi hazırlık süreci bir saat süren birisi için çok riskli bir durum. 1 ayda işten kovulurum ben böyle. :)

(Mübalağayı sevdiğimi söylemiş miydim?)

2 yorum:

  1. Ki en çok banyo kapısının tıklanmasını özlüyor insan
    Yalnızlığın sağrısında uyurken
    oysa şimdi bir başına o kapı bile kapanmıyor
    Sesim sesime bu denli çarparken
    Yalnızlığın lavaboya damlıyor...

    YanıtlaSil
  2. bizde biri banyoya girdiği vakit yarım saate bir tıklanırdı kapıya : "iyi misin? bir şeye ihtiyacın var mı?" ama aynen bu sırayla :) hayli uzun sürelerde banyo yapmaya alışkın birisi olarak sinir olurdum o zamanlar. şimdi evimde tek başıma banyo yaparken, fark etmesen de içine güven aşılıyormuş o tıklamalar be mefisto, diyorum kendime, gülüyorum :)

    YanıtlaSil