dd

5 Haziran 2010 Cumartesi

Den den

*Yaz geldi, karpuz-peynir mevsimi açıldı. Şu sıra Peynirci Mustafa-orta sert ezineden başkasına varmam.
*Cover konusunda Nouvelle Vague'dan daha iyisini tanımam! Onlardan önce cover işinin tembelliğin dik alası olduğunu iddia ediyordum. Hala ediyorum ama Nouvelle Vague hariç!
*An itibariyle vücuduma yüklenenler: Kalsiyum, demir, çinko, multivitamin B. Sonumun ne olacağı konusunda bahisleri açıyorum.
*Yaz şarkılarım hep neşeli!
*Dahiliye doktorum çok hüzünlü baktığımı söyledi. Galiba üzüldüm ben. Vahim olan ise bunu iç organlarımla ilgilenen dahiliye doktorumun fark etmesi...
*Bu gece Oldies but Goldies var belki tek başıma giderim.
*Televizyonu kapadığımdan beri kendimi kirlenmemiş hissediyorum.
*Nasıl oldu da sigarayı bıraktım bilemedim. Bu nedenle tavsiye isteyenlere hiçbir şey açıklayamıyorum. Bu durum da yemek tarifini vermek istemeyen fitne kadın durumuna düşürüyor. Sanırım mesele kusana kadar içip "NEFRET ETMEK!"
*Spora gitmek istiyorum ama üşeniyorum. Üşendiğim şeyin spor salonuna kadar yürümek oluşu düşündürücü...
*Saçımı boyatmasam ne olur ki. İstemiyorum! İlla beyazsız mı olmalı insan?
*Abur cubur sevmeyen, çikolata yemeyen, asitli içecek içemeyen ben EKŞİ çılgınlığı yaşadığımı kez daha anladım. Canım o ekşi zeytinden çektiği için gece uykumdan uyandım!
*Arnavut ciğeri yeşil soğansız yenmez. Bir de bol limon!
*Babamın evime gelip dolaptaki rakıyı görünce, anneme "bu kız kendi başına rakı mı içiyor?" diye sorması gerçekten halime acıdığının tuhaf bir göstergesidir. :) Smirnoff'u görünce içi açılır belki. Hani vodka daha neşeli bir şey ya.
*Burnumun içinde tam 2 yıldır iyileşmeyen bir yara var ve oradan devamlı olarak çimen kokusu geliyor. Çimen kokusu bu yarayı kendimin yarattığına dair inancımı kuvvetlendirmekte.
*Bu sabah çimenlerde yürüdüm. Şahaneydi an.
*Matruşkalarım, pinokyom ve koca götlü domuz kumbaramla mutluyuz. Ya da mutlu olduğumuzu sanıyoruz...
*En kısa sürede kendime elden düşme bir araba edinip, başımı alıp alıp gitmem lazım. Buralar bana yetmiyor.
*Seyyar Sahne yine gelse! İyi oyun izlemeye ihtiyacım var.
*Büyük bir kalem işin içinden çıkmışken neden hala evi geçindiremediğimi çözebilmiş değilim. Ben kesinlikle şiddetli bir geçimsizim!
*Acaba düzenli dizi izleyicilerinin ilişkileri de mi devamlılık arz ediyor? Büyük çaba ve sabır gerektiren dizi izleyiciliğinin özel hayattaki etkileri hakkındaki çalışmamı başlatıyorum. Gözlem yapıcam! :)
*Bir zaman önceki araştırma konum sebzelerin şekillerinin "beni yersen böyle olursun" mesajı verip vermediğine ilişkindi.
Patates: Yuvarlak ve zaman zaman yamru yumru görünüm. Şişmanlatır.
Pırasa: Uzun ve ince görünüm. Şişmanlatmaz.
Turp: Tuhaf renkte dış kabuk ve şekilsizlik. Yersen garip bir şeyler olacağı belli. Gaz yapar.
Havuç: Turuncu renkte, uzun ince görünüm. Yersen rengin turuncuya yaklaşır(güneş ile birlikte bronzluk etkisi), şişmanlatmaz.
gibi gibi...
*Ütü yapmamak için tam 3 haftadır direniyorum. Zulam iyiymiş!
*Babuşu özledim. Sarı oğlum benim.
*Evet bugün tek başıma rakı içeceğim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder