dd

6 Haziran 2010 Pazar

Gözümü Açtım Gördüğüme İnanmadım!

Episode-1

Tortillalar: Gözleri yosun yeşili ve fazlaca belirgin olmakla birlikte insan ırkına benzemek ve aralarına karışabilmek, fark edilmemek için kahverengi lensler kullanmaktadırlar. Tortilla isminin nereden geldiği bilinmemektedir. Fakat tiineyç mutınt ninja törtıls dan esinlenildiği iddia edilmektedir. Kaplumbağaların renginin de yeşilin bir tonu olduğu ve telafuz benzerliği düşünülecek olur ise bu iddianın doğruluk payı fazlacadır.



İnsanlar: Tortillalar tarafından imha edileceklerini öğrenmiş ve gerilla tipi mücadeleye başlamışlardır. Bu yolda "ezoyi suyu" formülünün bir kaç laboratuar araştırmasından sonra tamamlanarak işe yarar hale geleceğine inanan iyi kalpli bazı Tortillalar (ya da Tortillalar açısından düşünürsek vatan hayınları!), insanların arasında mücadele etmekteydi. Zira bu Tortillalar kendi ırklarının yok edici yanından hoşlanmıyor, ezoyi sayesinde insanlarla bir arada yaşanabileceğini düşünüyor fakat senato bu düşünceye ikna olmuyordu.


İnsanlarla biraradayken kahverengi lenslerini asla çıkarmamaları ve kimliklerini ele vermemeleri gerekiyordu. Zira bir kısım insan onların ajan olduğuna inanmakta, bu iyiliklerinin ise düzmece olduğunu belirtmekteydi. SİT'in (Sorgusuz İmha Timi) arananlar listesinde Tortillalardan Turek ve Tolya başı çekiyorlardı.




Miss D. ve Turek, o gün Fela Kuyusunda karşılaşmışlardı. İkisi de birbirinin elinde tuttuğu parlak ve büyüleyici şeye hayretle bakıyordu! Her ikisi için de gerçekleşebilecek en son mucize gerçekleşmişti. Kilometrelerce uzakken sanki birbirlerinin zihnini okumuş ve her ikisi de bu emanetei saklamışlardı. Bu karşılaşmadan sonra tek bir kelimeye dahi ihtiyaç duymadan birlikte savaşacaklarını biliyorlardı.




23.09.2094 - D.'nin seyir defterinden:


Turek ile karşılaştığım gün büyüleyiciydi! Elinde gördüğüm şey... Bu şey, o olamazdı! Saatlerce sarılıp ağladık. Nasıl tahmin ettin dedi bana... Sadece gözlerimi ve kulaklarımı kapayıp sesini duymaya çalıştım dedim. Eski günleri, ailecek yemek yenen o akşamı yad ettik.




26.10.2094- D.'nin seyir defterinden:


Turek beni Tolya ile tanıştırdı. Tolya gerçekten çok güzel bir kadın Tortilla. Kökeni Anadolu'ya dayandığından babası adının Tolya olmasını istemiş. Bugün etrafta bizden başka kimsecikler yoktu... Tüfek kullanmayı bilmediğimi Borgez Timi'nden birileri öğrenirse anam bellenebilir. Bu yüzden temkinli olmalıyım. Turek ve Tolya bana atış talimi veriyor. Güzel bir tüfeğim var. İnsanlar bu mücadelede atış yapmayı bilmeyenlerin kendilerine zarar vereceğine ve onları yavaşlatacağına inanıyor. İyi ama benim gibi pek çok insan ne yapıyor, neredesiniz!!! Acilen onları bulmalıyım. Amacımız çoğalmak değil, emin adımlarla güvenilir bir ekip kurmak.




Miss D. kafaya koymuştu bir kere. Bir tim oluşturacak, öncelikle kendi gibi atış yapmayı bilmeyen insanların ölümüne engel olacaktı. Yoksa adi ve soysuz Borgezler onu ve onun gibi silah kullanmayı bilmeyenlerin yaşamlarını, Tortillalardan önce ellerinden alacaktı. Bu olaylar başlamadan önce yaşamayı bile istemeyen Miss D. şimdi verdiği yaşam mücadelesini düşündükçe ölmeyi istediği zamanlarda sadece trip olsun diye bunu istediğini fark etti. Şimdi dötü yememişti, yaşamak istiyordu. Ölene kadar yalnız ve aşksız kalacağını bilse bile yaşayacaktı! Gidecek çok yeri vardı, sadece bunun için bile yaşanırdı.




18.13.2095 - D.nin seyir defterinden:


13. ay... Tahminler doğru çıkıyor. Zakar 2094'ten sonra gelecek yılın 13 ay olacağından bahsediyordu. Bu nedenle zaman hesaplarımızı buna göre yapmamız gerektiğini aksi takdirde diğer kıtalardaki Gepettolarla belirlediğimiz gün ve vakitte buluşamayacağımızı; bunun da bizim sonumuzu kendi ellerimizle hazırlamak olduğunu söylüyordu.




Tim hazır artık mücadelede biz de varız! Gepettolar! Artık insanlarımız Borgez Timi için tehlike teşkil etmiyor. Bu hareket alanımızı genişletti. Yalnız Borgezler Turek, Tolya ve Zakar'ın bizimle olduğundan haberdar. Turek ve Tolya bir kaç arkadaşlarına daha ulaştı. İçlerinde sadece Zakar'dan şüpheleniyorum. Bakışlarında beni tedirgin eden bir şeyler var. Lens belki bunu kapıyor fakat lensi çıkardığında gördüğüm o yeşil gözlerde bir şeylerin hesabı tutuluyor. Zakar şimdilik harekete geçemez. Bana yakınlaşmaya çalışıyor, güvenimi kazanmak için olduğunu biliyorum. Evet sadece bunun için! Yo hayır...




Tortillalar ve insanların birbirini yok etmek istemesinin tek bir sebebi vardı. Aşkı engellemek. Çünkü ne zaman bir Tortilla bir insana aşık olsa yahut ne zaman bir insan bir Tortilla'ya aşık olsa önce körlük belirtileri başlıyordu. Körlüğü kabullenen bazı çiftler işi ileriye götürdüğünde gerçek yıkım başlıyordu. Bir Tortilla ile bir insanın cinsel ilişkisi öldürücüydü. İlk birleşmede ellerden başlayan çürüme zamanla tüm vücuda yayılıyor ve daha sonraki eşleşmelerde kalp dışında tüm organlar çürüyordu.




Bu çatışmalar başlamadan önceki dönemde, yolda yürürken yerde yanyana çarpan iki kalbe rastladığınızda, aşkı biliyorsanız ağlıyordunuz. Az önce iki aşığın kendini bu aşk için yok ettiğini bilmek fazlaca hüzünlü ve vurucuydu. Kalpler başka insan ve tortillalara nakledilemiyordu, böyle bir fayda sağlamak mümkün değildi. Çünkü bu kalpler hangi iki kişide vücut bulursa, o iki kişi dünyanın iki uzak ucunda bile olsa birbirlerini buluyor ve aşk kaldığı yerden devam ediyordu.




Bu şekilde yapılan ilk kalp nakilleri Turek'in kız kardeşi Maklen ve Miss D.'nin erkek kardeşi Dodo'ya yapılmıştı... Büyük bir heyecanla her iki ırk da sonucu bekliyordu. İlk nakilde başarılı olduğu düşünülürken, Maklen ve Dodo tam 231 gün sonra kendilerine nakledilen kalplerin aşkını kaldığı yerden devam ettirmeye başladılar...




Kardeşlerini kaybettikleri günden beri Tortilla ve insan aşkına çare arayan Turek ve Miss D. nihayet bu mücadelede biraradalardı. Kardeşleri öldükten sonra her ikisi de kalplerini Fela kuyusunda muhafaza etmişlerdi. Fela kuyusunda karşılaştıkları günden bu yana bu gizli gerçeği ikisinden başka hiç kimse bilmiyordu. Taa ki senato durumu öğrenene kadar... Şimdi ilk amaç Turek'i ya da Miss D.'yi ele geçirip bu kalplerin yerini öğrenerek imhasını sağlamaktı. Senato oldukça kızgındı. Ezoyi suyunun formülünün tamamen geliştirilip kullanılabilir hale gelmesine ise biraz daha zaman vardı. Üstelik ezoyi suyu tamamlansa bile senatoyu, ezoyinin işe yarayacağına inandırmak, o zamana kadar hayatta kalabilmekten daha zor olacaktı...




Senatoya göre ölümler nedeniyle temas acilen önlenmeliydi. Bunun için bu iki ırktan birisi diğeri tarafından yok edilmeliydi aksi takdirde gezegendeki tüm varlıkları yok olacaktı.




*************




Bu benim yaklaşık 2 yıl önce gördüğüm bir rüyaydı... Delicesine heyecanlı, yaşanır gibi görülen, şahane bir geceydi. O günden beri bu hikayenin devamını bekliyorum! Ne kadar sinir bozucu bir bekleyiş olduğunu siz de bu yazının sonu olmadığını gördüğünüzde anlayabilmişsinizdir. Tabii ki burada hatırlayabildiğim rüyama uygun olan tek isim "tortilla". Irkın adının Tortilla olduğunu hatırlıyorum fakat geri kalan hiçbir ismi hatırlamıyordum. Onları da şimdi uyduruverdim, eh birazcık da süsledim.




İnsan dil öğrenirken rüyalarında o dilde konuşurmuş... Ben de BK ve fantastik hayranı olarak bu rüyayı gördüğümde "tamam" demiştim. "Tamam artık iyice yedim!" Şu sıralar Murathan Mungan'ın Yedi Kapılı Kırk Oda'sını bitirdim. En kısa zamanda bir BK katmalıyım araya. Ursula K. Le Guin- Lavinia düşünüyorum.



Ha bu arada bu hikayenin sonunu yazıp bana gönderene beğenirsem bir hediye alacağım. :) Bu sefer Little Lulu takvimi değil ama gerçekten bir hediye göndereceğim. Ama uyarıyorum! Sadece beğenirsem... Duygusallığı öldürmeyiniz.




Monşer


Mösyö ve madamlar...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder