dd

15 Haziran 2010 Salı

Kabul Ediyorum Ağır Bunalımdayım...

Bana birisi sayabilir mi? Günleri yani...
Hangisinde biter, nerede durulur, ne zaman yeniden başlar?
Ben hangi yazın vurucu Perşembesinde ağlar, hangi kışın çiçek açan Pazartesinde soluklanır, hangi ilkbaharın vodka kokulu Cuma ertesinde yeniden aşık olurum?

Sahi ben yeniden aşık olabilir miyim?
Hayatımda tek bir adama pek çok defa aşık olan ben! Yeniden?

Bugün tam 27 gün oldu. 27 günde önce sağ elimin bütün parmakları, sonra sol elimin kalan parmakları, ardından ayak bileklerim, en sonunda sol göğsüm çürüyüp düşmeye başladı. Nerelere düşürdüğümü dahi hatırlayamıyorum, kafam o kadar bozuk anla!

2,5 yılımızın nihayetinde, yiten bir şeyin ardından hala yutkunarak ağlayabiliyorum. Bu da yeterince açık olarak ortaya koyuyor durumumu... Hala aşığım işte, basit ama bu!

Son olarak Mindy'ye(akıl defterim olur kendisi) O'nunla ilgili şunları yazmışım:

Tarih : 29.04.2010 Yer : Nevşehir


"Bugün Nevşehir'deyim ve it's sunny day! Kalemi özellikle pembe seçtim, içimden bu renk geçti. Hayatım şu sıralar çiçeklendi zira! Benim kocaman bir "çiçek bahçem" var. Göbeği E. ağacı, parmakları E. yaprağı, gözleri de E. sarmaşığından kurulu. Her gün öpüp kokluyorum onları, her gün özenle seviyorum. Belki bir gün geldiğinde E. tohumum da olur... Böylece zaman sonsuza varır!"
Ben şu zamanı sonsuza vardıramadım ya... Bundan sonra geçmese de olur!

Ve o halde bana gelsin: "All my colours" turn to clouds....
Ama Nouvelle Vague'dan olanı gelsin lütfen!... :(
(Evet delirmişcesine Nouvelle Vague ve Bonobo-Bajka dinlemeye devam!)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder