dd

18 Eylül 2011 Pazar

Müzik Kutusu

Kendime aylık last fm üyeliği aldığımdan beri pek mutluyum. Bir de iphone'un Tunel'n Radio uygulaması şahane. Müzik konusundaki ufkunuzu ciddi anlamda açan iki uygulama/program bunlar. 







Last Fm'i pek çok kişi biliyor, detaylı şekilde anlatmama gerek yok sanıyorum, oldukça makul bir bedel karşılığında aylık üyelik satın alıyorsunuz. Beğendiğiniz sanatçıları profilinize ekliyor ve ardından ister kendi arşiv radyonuzu, ister önerilen radyoları, ister hepsini birden dinleyebiliyorsunuz. Skroplama denen bir hadise ile devamlılığını sağlıyor. Bu teknik işlerden pek anlamasam da algıladığım kadarı ile skroplama sayesinde tüm last fm üyeleri normalde bilgisayarlarından dinledikleri şarkıları last fm'e skropluyor. Böylece bir şarkı milyonlarca kez skroplanmış oluyor, bu onlara ne katıyor, işte o noktada ben bilgi sahibi değilim. Şu benim blogumda sağ köşede gördüğünüz kız çocuklu yeşil kutucuk benim müzik dolabım. Orada skropladığım şarkıları ve beğendiğimi işaretlediğim şarkıları görüyorsunuz. Ben bu işlemi yaptıkça otomatik olarak o şarkılar listeye giriyor. Yani 1'den 10'a kadar olan bu liste sürekli değişiyor. Bu yüzden hiçbir zaman orada yazan şarkıların benim için yüzyılın en iyi on şarkısı olduğunu falan düşünmeyiniz.  :) 

Last fm'in en güzel tarafı, sizin beğendiğiniz şarkıları/grupları/sanatçıları/müzikleri dinleyen insanların önerilerini de dinleyebiliyor olmanız; böylece pek çok yenilikten haberdar olabiliyorsunuz. Bunun dışında özel radyolar dinleyebiliyorsunuz. Mesela ben bugün Ludovico Einaudi radyosunu dinliyorum. Piyano ağırlıklı ve kitap okurken piyano sesi en iyi eşlikçidir benim için... Zaten Last fm üyeliğini, kitap okurken dinlemek için edindim diyebilirim... Sürekli müzik ayarlamaktan sıkılmıştım, kitap okuyacağım zaman bir an önce başına oturmak istediğim için o süreç beni kitap okuma fikrinden uzaklaştırıyordu. Şimdi basıyorum bir tuşa, last fm benim için her şeyi ayarlıyor! (Bu da iğrenç reklam sloganları gibi oldu ama n'apcaksın bu ara maganda takılıyorum!) Bu arada benim kullanmadığım ve burada anlatmadığım pek çok özelliği daha var... Last Fm'in aylık üyelik bedeli TL olarak yaklaşık 12 TL civarında yanlış hatırlamıyorsam! Müzik için oldukça makul bir bedel. Düşünürseniz, bir de denemek için 50 şarkılık bir ücretsiz deneme üyeliği sunmuşlar. 

Tuneln Radio Pro (lacivert olanı) da iphone uygulamalarından birisi. Benim bu arayışım İzmir'de doğru düzgün radyo istasyonu bulunmaması nedeniyle başlamıştı. İzmir bu konuda gerçekten rezalet. Ankara'dayken Radyo ODTÜ favorimdi. Gerek programcıları gerekse seçtikleri müzik skalası yönünden beğeniyordum. İzmir'de Radyo ODTÜ dinleyememem ve bunun için sürekli bilgisayarı açmak zorunda kalmam nedeniyle  sıkıntı gelmişti. Tuneln Radio Pro, o kadar pratik bir uygulama ki lokal ve uluslararası yayın yapan yüzlerce, hatta belki binlerce radyoyu büyük bir pratiklikle telefonunuzdan dinleyebiliyorsunuz. Örneğin şimdi Açık Radyo'dan tutun da Paris'ten yayın yapan OUİ FM'i bile telefonumun yanımda bulunduğu her yerden dinleyebiliyorum. Tuvalete bile telefonla girer oldum bu yüzden. :) Mutfakta yemek yaparken de telefonum/radyom yanımda. Gerçekten keyifli, müzikten kopmamak. Tuneln Radio uygulamasını da 0.99 $'a satın alabiliyorsunuz. Bir de Tuneln Radio diye beyaz logolu bir uygulama var onu bilmiyorum, denemedim. 

Ben bunlarla uğraşamam ama yine de bilgisayarımdan ulaşabileceğim ücretsiz bir iki öneri isterim diyenlere de daha önce önerdiğim www.musicincolors.com ve bu önerim üzerine sevgili Vladimir'in bana önerdiği www.musicovery.com adreslerini önerebilirim. İkisi de ücretsiz ve başarılı. 

Müzikle dolun! İyileşin. 

3 yorum:

  1. Ben kitap okurken müzik dinlemekten nefret ederdim bir zamanlar. Ya da daha doğru bir ifade ile, beceremezdim bir türlü. Çünkü ya sözlerine, ya melodisine aklım takılır kopardım hayattan. -Müzik benim hayal gücümü sınırsızca sömürür çünkü- Ama şu İstanbul bu tarzımı değiştirmemde de etkili oldu. Bu şehir oldukça nezaketsiz ve kaba... Örneğin vapurda, minübüste, otobüste ve kafelerin hemen hepsinde yüksel desibeller efradı olarak adlandırdığım gruplar var. Bağıra çağıra konuşuyor, etraflarını zerre umursamıyorlar. Sırf bu yüzden artık walkman'imi kulağıma takıp sesi sonuna kadar açıyor ve öyle okuyorum kitabımı. Başlarda konsantre sorunları yaşasam da şimdilerde alıştım biraz. Ben Sol radyoyu dinliyordum ama şimdilerde kapalı, banttan gidiyor. Yayın politikasını tartışmak adına ara vermişler. Fakat şu youtube'un gözü kör olsun... Abuk sabuk gruplar ve şarkılarla karşılaşıyorum şimdilerde ve ne yazık ki bazılarına gerçekten bayıldım. Mesela şu ergen çilesi şarkı gibi şarkıya ve sözlerine gülerken birden takıldım... http://www.youtube.com/watch?v=UPBbRCBX6Ow aynı grubun bir de bu var tabi, bunu da sevdim http://www.youtube.com/watch?v=UPBbRCBX6Ow
    Öyle işte...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Bu pazar yazından da çık güzel bilgiler edundim. Muiski insana can katıyor. Bir ara ulusal bir radyoda yayındanışmannlığı yapıyordum O zaman "Musıkimiz" ismiyle bir arkadaşyımla canlı radyo programı yapmıştık. Özellikle Türk müziği ve felsefesiyle ilgili cidid bir çalışmaydı bizim yaptıklarımız.

    Bu yazın beni o günlere götürdü diyebilirim. Her müziğin bir ses ve karekter alanı, bir de sunduğu duygu ve düşünceleri içinde barındıran konseptidir. Bu yönüyle bütün şarkıların çıkış noktası ve vermek istediği zenginliklenqr bizim ilgimizi çekiyordu. Sonuçta musıkinin insan ruhu ve karekteri üzerindeki etkileri de bilindiğinden, bir dergi çıkartmaya karar erdik. İki sayı forum çalışması yaptık. Bütün müzim otoritelernin görüşlerinin yanı sıra, eğitimcilerin, sosyologların, sıp adamlarıının, ilahiyatçıların, ahqhlakçıların, kültür adamlarının görüşlerini yaptığımız gqform sayesinde öğrendik. Bunları bir dosyada toplayarak rahpor haline getirdik. Sonuçta ilk kez o zamanın hükümeti tarafından Türk musikisi şura kararı alındı, Katılımcı olarak TRT, Kültür Bakanlığı, Milli eğitim bakanlıı, RÜTÜK, Türk müziği sanat vakfı idi. Nacizhane ben proje yönetmeni, arkadaşım da proje koordinatörü olarak görev aldık. Bütün amacımız, ilköğretim okullarında Türk müziğinin müfredatta yer almasıyla ilgili bir lobu çalışmasıydı. Musiki olmadan ne evren, ne hayat ne de dostluklar farzedilemez. (Paylaşmak istedim)

    YanıtlaSil
  3. Pardon ikinci link şu olacaktı :http://www.youtube.com/watch?v=y60rfjNCJM0&feature=relmfu

    YanıtlaSil