Başını annenin dizine, karnına, omzuna dayayıp da uykuya dalmak gibisi yok gerçekten. Benim bu fotoğrafta en çok sevdiğim iki nokta, 1. fotoğrafta annenin yavrusu üzerindeki patisi, 2.sinde de yavrunun başını annesine güvenle yaslayışı... Manidar!
Davalar, müvekkiller askıda.., sokaklarda gezilip bu mırloşların resimleri falan çekiliyooo.., cık cık cık.. Hayatın gerçeği burda papilerin karında olması vaziyetinde annenin meme kenarlarına hafif masajla daha fazla süt gelmesi için. Kim daha fazla süt emebilirse o daha güçlü olacak. Duygu aynasından görürsen sevgi dokunmaktır, dokunmatiktir. Sınırlı yetilerimizle fiziken hissetmek isteriz. Nerden buldun bu sokak güzelleriniii, çok tatlılar. Babaya çekmişler. Arkadakinin annesinin karnısına nananı dayayışı ne güzel, hele bakışları... Sevgiyle... Mır Mırrr...
Eylül ayı benim için yılın en keyifli ayıdır. İçimi yıldızlar, yaseminler, büyüklü küçüklü ağaçlar kaplar! Varoluşsal bir anlam yahut geçmişteki bir olaya bağlı olarak gelişen bir önemseme durumu değil. Sadece yazdan sonbahara geçişin ilk adımı Eylül'de atılır ya işte ben bu duyguyu çok severim!
Geçici hevesler ile körleşen insanlar, en büyük kötülüğü, yeniden görebilmek için başka insanların mutlu dünyalar gördükleri gözlerini onlardan çalarak yapıyorlar! Bu yüzden çalıntı bir güzelliği taşıyan yüzde mana göremiyoruz. O, hırsız! Ve bu yüzden bazısına 'değişmişsin' diyoruz! O, hırsıza rastlamış bir aşık! Hırsız ganimeti ile mutlu, aşık ise artık kör! İkisi de zararsız bundan böyle... Lakin aşık, aşktan geçip de kendine geldiğinde çalınan dünyasına kavuşmak isteyecek yeniden, karşı konulmaz bir kuvvetle! Bu isteğini dizginleyemeyecek! 1 yıl ya da 1 asır sonra ama nihayetinde vakti gelecek... İşte bu hikayedeki en tehlikeli kişi O; gözlerini geri almaya niyetlenen aşık eskisi! Gözlerini alana kadar çevresindeki her şeyi ve herkesi yakıp yıkacak, ateşe atacak ve bunu hiiiç umursamayacak! Bunun için de kimse O'nu suçlayamayacak. Çünkü gözle ruh kardeştir. Çünkü gözleri yitik, ruhu kayıp bir insan acı doludur! Acı çeken bir vakit mutlaka acı...
Baş ağrımın 8. günü. Non-stop gidiyoruz bakalım nereye kadar. En son bu şeyi yaşadığımda acilde omuriliğimden sıvı falan alıyorlardı, amcanın biri cenin pozisyonunda dur diye bağırıyordu! Zira iki kez beyin kanaması geçirdiğimden şüphelenildi. Ne tuhaf be, kendimin beyin kanaması geçirdiğimi düşünemiyorum. Bu tip şeyler hep başkalarına olur ya! Yarına bitirmem gereken babalar gibi bir temyiz dilekçemin olması nedeni ile geçici olarak yanımda ikamet eden annem, günlerdir başımın üzerinde duran ellerime dayanamayarak, şakaklarıma iki adet patates dilimini bir fular eşliğinde bağlayıp önüme de biramı koydu. (Patates- koca karı ilacı, bira da gevşemem için) Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz dedim ben size! Avrupai Pehlivan ya da Yerel Samurai kıvamında bir şey oldum şu halimle. Gittim aynada kendimi gördüm, güldüm güldüm, geldim bunu yazdım. Hiç komik olmadı. Neyse, bu da böyle bir anımdı.
Çok sevimli bunlar :)
YanıtlaSilKarnı doyduktan sonra anne kucağında uyumak gibisi varmıdırki? :)
YanıtlaSilBence de çok sevimlilerrr! :) Hepsi büyüdü şimdi onların. Bugün ofisteki bilgisayarımı karıştırırken buldum bu fotoğrafları.
YanıtlaSilBaşını annenin dizine, karnına, omzuna dayayıp da uykuya dalmak gibisi yok gerçekten. Benim bu fotoğrafta en çok sevdiğim iki nokta, 1. fotoğrafta annenin yavrusu üzerindeki patisi, 2.sinde de yavrunun başını annesine güvenle yaslayışı... Manidar!
YanıtlaSilSevgi, şefkat ve merhamet gibisi var mı?
YanıtlaSilBu arada;
YanıtlaSil"Bir çocukluk hatırası.. Bir paylaşım.. Biraz da tebessüm…" başlıklı yazımla sayfamda dondurma ikramım olacaktır. Beklerim..
http://mefkuremiz.blogspot.com/2011/09/bir-cocukluk-hatras-bir-paylasm-biraz.html
Davalar, müvekkiller askıda.., sokaklarda gezilip bu mırloşların resimleri falan çekiliyooo.., cık cık cık..
YanıtlaSilHayatın gerçeği burda papilerin karında olması vaziyetinde annenin meme kenarlarına hafif masajla daha fazla süt gelmesi için. Kim daha fazla süt emebilirse o daha güçlü olacak.
Duygu aynasından görürsen sevgi dokunmaktır, dokunmatiktir. Sınırlı yetilerimizle fiziken hissetmek isteriz.
Nerden buldun bu sokak güzelleriniii, çok tatlılar. Babaya çekmişler.
Arkadakinin annesinin karnısına nananı dayayışı ne güzel, hele bakışları...
Sevgiyle... Mır Mırrr...