Bu filmi nasıl olup da gözden kaçırdım ki... Kesinlikle bu filmin hele de bu sahnesi senle eş... Bir biçimi ile senin kendi iç dünyanın ifadesi gibi görünüyor... Yine de keşke daha yumuşak bir şarkı söyleseydi demeden de geçemeyeceğim. Sevgiyle
Bu şarkıyı Ute Lemper söylüyor. Ute Lemper'ın söylediği diğer şarkılar düşünülecek olursa, bunun yumuşak olduğu bile söylenebilir aslında. Şayet filmi izleme fırsatı bulursan şarkının yerli yerine oturduğunu sen de fark edebilirsin, bilemiyorum belki de böyle düşünmezsin. :) Ancak bu sahnede öfke ve hüznün bir arada olması gerekiyor. Bu şarkı da bana tamamen bu iki duyguyu barındırdığını hissettiriyor. Benim etkilendiğim bir sahnedir.
Peki benimle eş görmene sebep nedir? Merak ettim de.
Su ile ilgili yaptığımız bir tartışma mesela, Sahnede Kate'in (kırk yıllık asker arkadaşım ya :) ) duygularında ki iniş ve çıkışlar... "Killing me softly" repliğinin söyleniş biçimi ile senin genele içkin yazıların... "Where is home" repliğinin verdiği duygu... gibi şeylerin hepsinin yarattığı toplam etki bu benzerliğin zihnimde ki yansımasına işaretti
Elmayı dilimledim ve bir dilimini O’na doğru uzattım. “Yer misin?” Omuzlarını hafifçe yükseltip başını yana eğerken “Eşkise men yemenem.” dedi. O’nunla ve çocukluğunu ele veren gözleriyle bu denli yakın mesafedeki ilk buluşmamızdı. Kullandığı bazı kelimelerdeki Azeri şivesinin baskınlığını ve bakışlarındaki kötülüğe hiç değmemiş -sandığım- o parlaklığı ne kadar da geç fark ediyordum, doğrusu biraz utandım. Anlaşılan o ki aramızdaki yaklaşık bin üç yüz kilometrelik mesafe, beni duygusal bir bağlantı kurabilmekten de uzak kılmıştı. O gün, yirmili yaşlarımın başında, babamın ağzından hep uzak hikayelerini dinlediğim tuhaf bir diyarda, Van’daydım. İzmir’de doğmuş, Ankara’da büyümüş, şehir çocukluğu konusunda hakkını vermiş bir şehir çocuğuydum. Herhangi bir meyve ağacını bir diğerinden ayırt edebilecek bilgiye sahip değildim mesela. Fakat hakkını da teslim edeyim; bahçelerde, sokaklarda kan ter içinde oyunlar oynayabilmiş, apartman bahçesindeki renkli çiçeklerin taç yapraklarını kopart...
Baş ağrımın 8. günü. Non-stop gidiyoruz bakalım nereye kadar. En son bu şeyi yaşadığımda acilde omuriliğimden sıvı falan alıyorlardı, amcanın biri cenin pozisyonunda dur diye bağırıyordu! Zira iki kez beyin kanaması geçirdiğimden şüphelenildi. Ne tuhaf be, kendimin beyin kanaması geçirdiğimi düşünemiyorum. Bu tip şeyler hep başkalarına olur ya! Yarına bitirmem gereken babalar gibi bir temyiz dilekçemin olması nedeni ile geçici olarak yanımda ikamet eden annem, günlerdir başımın üzerinde duran ellerime dayanamayarak, şakaklarıma iki adet patates dilimini bir fular eşliğinde bağlayıp önüme de biramı koydu. (Patates- koca karı ilacı, bira da gevşemem için) Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz dedim ben size! Avrupai Pehlivan ya da Yerel Samurai kıvamında bir şey oldum şu halimle. Gittim aynada kendimi gördüm, güldüm güldüm, geldim bunu yazdım. Hiç komik olmadı. Neyse, bu da böyle bir anımdı.
Madem yıl olmuş 2014... Madem ben aylardır yazamıyorum, yazmıyorum! 2009'dan beri yaşatmaya çalıştığım bloguma 2014'te de bir selam çakıp gitsem hoş olmaz mı? En azından 2014'te bir izimiz kalmış olur öyle ya! 2014 yılım hüzünlü ve gözyaşlı başlamış olsa da mutluyum çünkü özlüyorum ben ağlamayı, ağladıktan sonra üzerine oturup kalan donuklaşmayı, çok tuhaf tarif etsem neye benzetirim; belki çok üşüyünce hissizleşmeye... Selam olsun 2014! İyi olacaksın, iyi geleceksin biliyorum!
Bu filmi nasıl olup da gözden kaçırdım ki... Kesinlikle bu filmin hele de bu sahnesi senle eş... Bir biçimi ile senin kendi iç dünyanın ifadesi gibi görünüyor...
YanıtlaSilYine de keşke daha yumuşak bir şarkı söyleseydi demeden de geçemeyeceğim.
Sevgiyle
Bu şarkıyı Ute Lemper söylüyor. Ute Lemper'ın söylediği diğer şarkılar düşünülecek olursa, bunun yumuşak olduğu bile söylenebilir aslında. Şayet filmi izleme fırsatı bulursan şarkının yerli yerine oturduğunu sen de fark edebilirsin, bilemiyorum belki de böyle düşünmezsin. :) Ancak bu sahnede öfke ve hüznün bir arada olması gerekiyor. Bu şarkı da bana tamamen bu iki duyguyu barındırdığını hissettiriyor. Benim etkilendiğim bir sahnedir.
YanıtlaSilPeki benimle eş görmene sebep nedir? Merak ettim de.
Su ile ilgili yaptığımız bir tartışma mesela, Sahnede Kate'in (kırk yıllık asker arkadaşım ya :) ) duygularında ki iniş ve çıkışlar... "Killing me softly" repliğinin söyleniş biçimi ile senin genele içkin yazıların... "Where is home" repliğinin verdiği duygu...
YanıtlaSilgibi şeylerin hepsinin yarattığı toplam etki bu benzerliğin zihnimde ki yansımasına işaretti
Bu arada söylemeden edemeyeceğim: Kate Winslet'ın "we deserve each other!" (vi dizoöv iıç adaa) deyişindeki aksana bayılıyorumm!
YanıtlaSilEvet haklısın aslında, belki de bu yüzden izlerken ağlamıştım. Kendimi gördüğümden midir nedir! Hımh! Garip oldum yine. Kızıyorum sonra da ha!