dd

25 Ocak 2011 Salı

Hatırlayan Var mı? (Bizim Nesil? M.Ö kuşağı?)

  • Bir vakit; gençtik o vakit, Rialto 5:19 vardı. Her duyduğumda kalbim dağlanır, helak olurdum adamın acısına! Ne üzülürdüm be şimdi dinledim de yine o günlere döndüm. Sen git sevdiceğini ellerle bas, üzerine de böyle acıklı şarkı yap. Adam sevmiş be arkadaş! Bu, acıklı iyi geceler şarkısı...

  • Bu da mutlu son isteyenler için köpüklü bir İstanbul...

    (alternatifli son yaptım daha ne olsun.)

5 yorum:

  1. Gece değil de az önce dinleyebildim. Alternatifli son olayı iyi olmuş :)
    İnsanın diğerini mülkü olarak görmesidir bu türden şarkılara vesile olan. Öyle ki mülkün kendisi doğası gereği mülk sahibini mülksüzleştiremeyeceğinden zihinsel olarak alışılmadık bir durumla karşı karşıya olma durumu söz konusu: "Nasıl Aldatılırım?" iyi de o raddeye gelirken yani artık o son nokta yaşanana kadar neredeydi ilişki... Ben pek sevmem ilk şarkı türü şarkıları. Ama ikincisi gerçekten hoştu...

    YanıtlaSil
  2. @Vuslat: Mülkleştirme konusunda sonuna kadar katılıyorum. Her şeyi bitiren şey de budur aslında. Kıvamını tutturamamışlık bir de!
    Birinci şarkıyı severken kaç yaşımdaydım hatırlamıyorum bile. :)

    İkincisi ise İstanbul'dan sebep her daim sevilebilir şahsımca... İstanbul'u da deli gibi özlediğimi belirtmeden geçemiyciiim.

    YanıtlaSil
  3. İyi bir ara sevdigin yerlerin adını yaz resimlerini çekip göndereyim sana istanbuldan.

    YanıtlaSil