dd

27 Mayıs 2010 Perşembe

Haydi Abbas Vakit Tamam Pilates Diyordun İşte Oldu Reklam!


Abbas Rakı diye bir şeyi hiç görmedim ve duymadım. Fakat bu gece tesadüf eseri yukarıdaki afişine rastladım. Sadece şunu merak ediyorum, rakının tüketici kitlesini pilates esprisi ile etkileyebileceği zannında olan zihniyet başarı elde edebilir mi?
Cevap veriyorum: HAYIR!
Yani ben en başta babamdan ve kardeşimden biliyorum, reklamını pilatesi tiye alarak yapan bir rakı markasını hayatta tercih etmez, bundan bi' cücük olmaz diye düşünürler. Yazık etmişler çünkü marka olarak "Abbas" başarılı olabilecek bir seçimmiş bence.)
Eğer Abbas'ımın hitap ettiği kesim genç nesilse o da yemez. Çünkü rakı tüketicisi çoğunlukla erkeklerden oluşmaktadır. 'Ne tatlı ne hoş beş hatunum; rakı masasında bile muhabbete gelirim, paşalar gibi lakerdamı yer rakımı da içerim' minvalinde kadınlar dışında hemcinslerim arasında da rakı fazlaca tutulmaz. Bu durumda genç nesil yönünden de sonuç hüsran olacaktır.
Ah bana bi' kapıları açsalar reklam sektöründe ne bombalar patlatıcam da elimden tutanım yok. Gerçi geçenlerde bir şahsiyet "senin bu yüzünü bir reklamda kullanmalılar, bu yüz harcanmamalı" şeklinde tuhaf ve iddialı bir güzelleme yaptı ama bu konuyu bir daha açmak isteyeceğini sanmıyorum. Çünkü kendisine "Pekiii meselaaa, X Piliç reklamında tavuk taklidi yaparak oynamamı ister miydin?" diye sorduğumda net bir "HAYIR VAZGEÇTİM" yanıtı verdi. :) (Neden aklıma bu geldi. Çünkü böyle bir paranoyam var. Bana bir reklam teklifi geliyor. Ben sözleşmeyi imzalıyorum aval aval. Ardından çekimlere bir gidiyorum ki Piliç gibi kanatlarını çırp ya da ne bileyim kardanadamla seviş falan gibi şeyler söylüyorlar. -ilki mevcut bir reklam fakat bu ikincisi tamamen benim özgün senaryom- Ben de sözleşmeye imza attığım için, sözleşmedeki milyon dolarlık tazminatları da ödeyemeyeceğimden oynamak zorunda kalıyor, cümlealemin dilline düşüyorum. Bu paranoyayı yaşayabilen bir zihniyete kimsenin zarar veremeyeceğine kanaat getiren şahsiyet sadece "hakikaten kategorinde bir numarasın senin gibisini daha görmedim" diyerek paranoyaklığımın temkinliliğe dönüşmesi neticesinde zaten kimsenin bana böyle bir sözleşmeyi imzalatamayacağına ve tehlike olmadığına karar verdi. :))
Neyse...
Reklam eleştirmenliği diye bir dal da olmadığından şu ana kadar blogumda yer verdiğim toplam 3 reklamla birlikte bu mesleğe de bu gece veda ediyorum! Mesleğe küstüm. Avukatlığa devam.
Ayrıca da o yukarıdaki Abbas efendi, pilates "prensipleri"ne göre nefes almıyor. Kaburgasından belli :D
Hıhhhh!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder